9 Nisan 2026 sabahı dünya, Orta Doğu’dan gelen kara haberlerle sarsıldı. ABD ve İran’ın bölgesel gerilimi düşürmek adına dün imzaladığı ateşkes anlaşmasının mürekkebi kurumadan, İsrail ordusu (IDF) Lübnan topraklarına yönelik yoğun bir bombardıman dalgası başlattı. BBC, CNN ve Reuters gibi resmi kaynakların Lübnan Sağlık Bakanlığı’na dayandırdığı verilere göre, saldırılarda ölü sayısı 250’yi aşarken, 1.000’den fazla kişi de yaralandı.
10 dakikada 100’den fazla hedef vuruldu Operasyonun hızı ve kapsamı askeri uzmanları şaşkına çevirdi. “Çağrı Cihazı Operasyonu”nun devamı niteliğinde olduğu iddia edilen saldırı dalgasında, İsrail savaş uçakları sadece 10 dakika içerisinde Beyrut, Bekaa Vadisi, Sayda ve güney köylerindeki 100’den fazla noktayı vurdu. İsrail askeri kaynakları, operasyon kapsamında Hizbullah lideri Naim Kasım’ın yeğeni ve özel sekreteri Ali Yusuf Harshi’nin Beyrut’ta öldürüldüğünü teyit etti.
Lübnan’da ulusal yas ve insani kriz Lübnan Başbakanı Necip Mikati, saldırıların doğrudan yerleşim yerlerini hedef aldığını belirterek ülkede bir günlük ulusal yas ilan etti. Başkent Beyrut’taki hastanelerin kapasitesinin dolduğu, ambulansların enkaz altındaki yaralılara ulaşmakta güçlük çektiği bildiriliyor. Birleşmiş Milletler (BM) yetkilileri, durumun “kritik” olduğunu ve hastanelerin tıbbi malzeme stoklarının tükenme noktasına geldiğini vurguladı.
Avrupa Birliği’nden İsrail’e sert eleştiri Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, yaptığı resmi açıklamada İsrail’in meşru müdafaa hakkının “bu denli büyük bir yıkımı haklı çıkarmayacağını” söyledi. Kallas, “İsrail’in eylemleri self-defans sınırlarını aşmıştır” diyerek operasyonların derhal durdurulması çağrısında bulundu. Öte yandan, İsrail hükümeti Lübnan’ın mevcut ateşkes kapsamına dahil olmadığını savunarak operasyonların devam edeceği sinyalini verdi.
Küresel piyasalarda “ateşkes” endişesi Haberin duyulmasıyla birlikte petrol fiyatlarında ani bir hareketlilik yaşandı. Yatırımcılar, ABD-İran arasındaki kırılgan ateşkesin bu saldırılarla tamamen çökmesinden ve gerilimin tüm bölgeye yayılmasından endişe ediyor. Avrupa genelindeki savunma ve güvenlik birimleri, sınır kapılarındaki denetimlerini en üst düzeye çıkarırken, gözler Washington’dan gelecek yeni bir hamleye çevrildi.
