ABD Atom Bilimcileri Bülteni Bilim ve Güvenlik Kurulu, küresel felaket risklerini ölçen sembolik “Kıyamet Saati” için beklenen güncellemeyi yaptı. İnsanlığın kendi yarattığı teknolojilerle yok olma riskini simgeleyen saat, gece yarısına 85 saniye kala konumuna getirilerek tarihindeki en ileri ve tehlikeli noktaya ulaştı.
Kıyamet Saati Neden İlerledi? İşte Dünyayı Tehdit Eden Küresel Riskler
Bilim insanları, saatin kadranını 00.00’a 85 saniye kalaya ayarlarken, kararın arkasındaki temel nedenleri de açıkladı. Yapılan canlı yayında, “insanlığın yok olmaya ne kadar yakın olduğunu” gösteren bu değişimin, artan jeopolitik gerilimlerin bir sonucu olduğu vurgulandı.
Kurul, geçen yıl 89 saniye olan sürenin daralmasını; “zor kazanılan küresel anlayışların çöktüğü, kazananın her şeyi aldığı bir büyük güç rekabetinin hızlandığı ve varoluşsal riskleri azaltmak için gerekli olan uluslararası işbirliğinin baltalandığı” gerekçeleriyle açıkladı. Özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı, Hindistan-Pakistan gerilimi ve Orta Doğu’da artan çatışmaların nükleer tırmanma olasılığını artırdığına dikkat çekildi.
İklim Krizi ve Yapay Zeka Tehdidi: Geri Dönüş Mümkün mü?
Dünyadaki gerilimlerin yanı sıra teknolojik ve çevresel riskler de saatin ilerlemesinde büyük rol oynadı. Yayında, “nükleer savaş, iklim değişikliği, biyoteknolojinin kötüye kullanılması olasılığı ve yeterli kontrol olmadan yapay zekanın artan kullanımı” gibi faktörlerin insanlığı uçuruma sürüklediği belirtildi.
Küresel ısınmayla bağlantılı kuraklık ve sel felaketlerine rağmen ülkelerin “anlamlı anlaşmalar” yapmaktan kaçınması eleştirildi. Ancak uzmanlar, liderlerin riskleri ele almak için ortak hareket etmesi durumunda saatin geri çevrilebileceği mesajını da verdi.
Kurul Başkanı Daniel Holz, uluslararası işbirliğinin hayati önem taşıdığını belirterek şu uyarıda bulundu: “Dünya ‘biz ve onlar’ şeklinde bölünürse ve sıfır toplamlı bir yaklaşım benimsenirse, hepimizin kaybetme olasılığı artar.”
Sembolik Uyarı: Kıyamet Saati Nedir ve Ne Zaman Oluşturuldu?
ABD’nin Japonya’ya atom bombası atmasından iki yıl sonra, 1947’de Chicago Üniversitesi’ndeki atom bilimcileri tarafından oluşturulan “Kıyamet Saati”, sembolik bir uyarı mekanizması olarak çalışıyor. Saat, özellikle nükleer teknoloji ve iklim krizi gibi insan kaynaklı felaketlerle “insanlığın yok oluşa ne kadar yakın olduğunu” dünyaya hatırlatmayı amaçlıyor.
