Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinde, Brüksel kaynaklı kararlar nedeniyle yeni bir gerilim yaşanıyor. Ankara, 13 Şubat 2026 tarihinde gündeme gelen iddialara karşı net bir duruş sergiledi. Konuyla ilgili olarak Dışişleri Bakanlığı, “Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen bazı kararlar hakkında yazılı açıklama yaptı.
Ankara’dan Brüksel’e Net Mesaj
Bakanlık tarafından yapılan resmi açıklamada, Avrupa Parlamentosu’nun (AP) tutumu eleştirildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
– Avrupa Parlamentosu tarafından dün (12 Şubat) kabul edilen bazı kararlarda ülkemizi hedef alan asılsız iddiaları tümüyle reddediyoruz.
Kuzeydoğu Suriye ve Bölgesel İstikrar
Türkiye’nin sınır güvenliği ve terörle mücadele stratejisi, AP’nin gündemindeki en önemli başlıklardan biriydi. Ankara, bu konudaki eleştirilerin sahadaki gerçeklerden uzak olduğunu vurguladı.
– “Kuzeydoğu Suriye’deki durum” konulu karar, Suriye’nin yeniden kendi ayakları üzerinde durmasında ve istikrarının tesisinde Türkiye’nin rolünü göz ardı etmektedir. Avrupa Parlamentosu’na, yanlış ve art niyetli kararlar almak yerine, sahadaki gerçekler ile Suriye’nin ve Suriyelilerin beklentilerini anlayabilmek için daha fazla gayret sarf etmesi tavsiyesinde bulunuyoruz.
Yabancı Gazeteciler ve Yargı Bağımsızlığı
Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye’deki insan hakları ve adli süreçlere yönelik eleştirilerine de yanıt verildi. Bakanlık, yargı bağımsızlığının altını çizerek şu değerlendirmeyi yaptı:
– Öte yandan, “Türkiye’de yabancı gazetecilerin ve yabancı Hristiyanların hedefli şekilde sınır dışı edilmesi” konulu kararda, ülkemizdeki ifade ve din özgürlüğüne yönelik olarak öne sürülen iddialar gerçeklerle bağdaşmamaktadır. Avrupa Parlamentosu dahil, hiçbir yabancı kurum, ülkemizde yürütülen adli süreçlere müdahale edemez.
Türkiye-AB İlişkilerinin Geleceği
Açıklamanın sonuç bölümünde, Avrupa Parlamentosu’na yapıcı olma çağrısı yapıldı. İlişkilerin ruhuna aykırı adımlardan kaçınılması gerektiği belirtildi.
– Söz konusu kararlar, Türkiye-AB ilişkilerini geliştirme çabalarının ruhuna da ters düşmektedir. Avrupa Parlamentosu’nu, ülkemiz aleyhindeki çabalara alet olmak ve iç işlerimize müdahaleye yeltenmek yerine, Türkiye-AB ilişkileri için yapıcı adımlar atmaya çağırıyoruz.”
