Üretim alanları daraldı
Gazze’de saldırılar ve abluka nedeniyle tarım altyapısı büyük zarar gördü. Su kuyuları, seralar, sulama hatları ve ekili alanların önemli bölümü kullanılamaz hale gelirken çiftçiler, üretim maliyetlerinin katlandığını belirtiyor. Tarım uzmanlarına göre Gazze’de ekili alanlardan geriye çok sınırlı bir bölüm kaldı. Özellikle sınır bölgelerine yakın arazilerin büyük kısmının zarar gördüğü, bazı çiftçilerin ise güvenlik endişesi nedeniyle tarlalarına ulaşamadığı ifade ediliyor.
Birleşmiş Milletler’e bağlı kuruluşların yayımladığı raporlarda, Gazze’deki tarım sektörünün son dönemde ağır kayıplar yaşadığına dikkat çekiliyor. Elektrik kesintileri ve yakıt eksikliği nedeniyle sulama sistemlerinin düzenli çalıştırılamadığı belirtilirken, tarımsal üretimin birçok bölgede neredeyse tamamen durduğu aktarılıyor. Bu durum hem çiftçilerin geçimini hem de halkın gıdaya erişimini doğrudan etkiliyor.
Buğday hayati önem taşıyor
Gazze’de ekmek krizinin derinleşmesi, buğday üretimini daha da önemli hale getirdi. Bölgede un girişinin kısıtlanması ve fırınların yakıt sıkıntısı yaşaması nedeniyle halk, ekmeğe ulaşmak için uzun kuyruklarda beklemek zorunda kalıyor. Yerel kaynaklara göre bölgenin günlük un ihtiyacı karşılanamazken, çalışan fırın sayısı da ihtiyaca cevap vermekte yetersiz kalıyor.
Bazı bölgelerde ailelerin günlerce ekmek bulamadığı, çocukların temel gıdaya erişimde ciddi sorun yaşadığı belirtiliyor. Yardım kuruluşları, Gazze’de gıda güvenliğinin kritik seviyeye ulaştığını ve özellikle un ile temel tahıl ürünlerinin hızla tükendiğini ifade ediyor. Bu nedenle çiftçilerin yerel üretimi sürdürme çabası, yalnızca ekonomik değil aynı zamanda insani bir önem taşıyor.
Çiftçiler eldeki imkanlarla direniyor
Suni gübre ve tarımsal ilaçlara erişimin zorlaşması üzerine bazı çiftçiler hayvansal gübre ve kompost yöntemlerine yöneldi. Gazze’nin güneyindeki Mevasi bölgesinde çiftçilerin yiyecek atıklarıyla hayvan gübresini karıştırarak toprağı beslemeye çalıştığı belirtiliyor. Bazı üreticiler ise eski sulama borularını onarıp yağmur suyunu depolayarak üretimi sürdürmeye çalışıyor.
Çiftçiler, üretimi sürdürebilmek için “imkansızı denediklerini” ifade ederken, ablukadan dolayı gelecek sezon tarımın tamamen çökebileceği uyarısı yapıyor. Özellikle tohum ve ekipman eksikliği nedeniyle yeni ekim döneminin büyük risk altında olduğu belirtiliyor. Buna rağmen birçok çiftçi, “toprağı terk etmemenin bir direniş biçimi olduğunu” söylüyor.
Gıda krizi büyüyor
Sınır kapılarındaki kısıtlamalar, yalnızca tarımı değil pazarlardaki ürün kalitesini de etkiliyor. Gazze’de sebze ve meyvelerin sınırda günlerce bekletildiği, pazara ulaştığında çoğunun bozulmaya başladığı aktarılıyor. Soğuk zincirin büyük ölçüde zarar görmesi nedeniyle süt ürünleri ve taze gıdaların raf ömrü de ciddi şekilde kısaldı.
Fiyatların katlanması ve halkın gelir kaynaklarını kaybetmesi, gıda krizini daha da ağırlaştırıyor. Birçok aile artık yalnızca temel ihtiyaçlara ulaşmaya çalışırken, bazı pazarlarda ürün çeşitliliğinin neredeyse tamamen kaybolduğu belirtiliyor. Uzmanlar, mevcut durumun uzun süre devam etmesi halinde Gazze’de tarım sektörünün toparlanmasının yıllar sürebileceği uyarısında bulunuyor.
Gazze’de çiftçilerin buğday ekme çabası, yalnızca tarımsal üretim değil, aynı zamanda hayatta kalma mücadelesi olarak görülüyor. Sınırlı imkanlara rağmen toprağı işlemeye devam eden çiftçiler, hem aileleri hem de bölgede gıdaya erişmekte zorlanan halk için üretimi sürdürmeye çalışıyor.
