Arama çalışmaları günler sürdü
Kayıp dalgıçlar için başlatılan arama operasyonu, kötü hava koşulları ve mağara sisteminin karmaşık yapısı nedeniyle oldukça zorlu geçti. İlk olarak dalış eğitmeni Gianluca Benedetti’nin cansız bedenine ulaşıldı. Daha sonra Finlandiyalı uzman mağara dalgıçlarının da katıldığı operasyonla diğer dört kişinin bedenleri mağaranın derin bölümlerinde bulundu.
Maldivler Ulusal Savunma Gücü, mağara sisteminin oldukça dar ve riskli olduğunu, görüş mesafesinin de düşük seviyede bulunduğunu açıkladı. Uzman ekiplerin günler boyunca yeni dalış planları hazırladığı, bazı bölgelerde ise güçlü su akıntıları nedeniyle operasyonun geçici olarak durdurulduğu belirtildi. Yetkililer, mağara içerisindeki tortu yoğunluğunun görüşü neredeyse tamamen kapattığını ve bu durumun kurtarma çalışmalarını ciddi şekilde zorlaştırdığını ifade etti.
Operasyona katılan teknik dalış uzmanları, mağara sisteminin yalnızca deneyimli profesyoneller için uygun olduğunu belirterek en küçük yön kaybının bile ölümcül sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekti. Bölgedeki bazı geçitlerin son derece dar olduğu ve dalgıçların ekipmanlarıyla ilerlemekte zorlandığı aktarıldı.
Kurtarma operasyonunda bir asker de hayatını kaybetti
Arama çalışmaları sırasında Maldivli askeri dalgıç Mohamed Mahudhee’nin dekompresyon rahatsızlığı nedeniyle hayatını kaybettiği bildirildi. Bu gelişmenin ardından operasyon kısa süreliğine durdurulmuş, daha sonra uluslararası uzman ekiplerin desteğiyle yeniden başlatılmıştı.
Mahudhee’nin ölümü ülkede büyük üzüntü yaratırken, Maldivler hükümeti hayatını kaybeden asker için resmi taziye mesajı yayımladı. Yerel basında yer alan haberlere göre operasyon sırasında görev yapan ekipler, uzun süre yüksek basınç altında çalışmak zorunda kaldı. Uzmanlar, derin mağara dalışlarında insan vücudunun ciddi fiziksel baskıya maruz kaldığını ve küçük bir hesaplama hatasının bile ölümcül olabileceğini belirtiyor.
Bilimsel araştırma için bölgedeydiler
Hayatını kaybeden dalgıçların bir kısmının Cenova Üniversitesi ile bağlantılı bilim insanları olduğu açıklandı. Grup, mercan resifleri ve iklim değişikliğinin deniz ekosistemi üzerindeki etkileriyle ilgili araştırma yürütüyordu. Yetkililer, dalışın Maldivler’de izin verilen rekreasyonel limitin üzerinde gerçekleştiğini ve olayla ilgili soruşturmanın sürdüğünü belirtti.
Araştırma ekibinin özellikle deniz altındaki mağara sistemlerinde oluşan sıcaklık değişimleri, mercan beyazlaşması ve oksijen seviyeleri üzerine çalışma yaptığı ifade edildi. Bölgenin bilimsel açıdan önemli kabul edildiği ancak aynı zamanda yüksek risk taşıdığı belirtildi.
Uzmanlara göre mağara dalışı, dünyanın en tehlikeli dalış türlerinden biri olarak kabul ediliyor. Özellikle derin sularda yapılan teknik dalışlarda yön kaybı, oksijen sorunları, ekipman arızaları ve ani basınç değişimleri ölümcül sonuçlara yol açabiliyor. Mağara sistemlerinde doğal ışığın bulunmaması ve çıkış noktalarının sınırlı olması da risk seviyesini daha da artırıyor.
Olay sonrası Maldivler’de teknik dalış kurallarının yeniden gözden geçirilmesi gündeme gelirken, yetkililerin yeni güvenlik önlemleri üzerinde çalıştığı bildirildi.
